Kategoriler
Genel

Ramazanda Yapılan Beslenme Hataları

Ramazan ayında oruç tutulduğu için beslenmeye çok daha dikkat edilmesi gerekiyor. Bu yüzden vücudun gerçekten ihtiyacı olan besinlerin alınması ve bununla birlikte oruç tutmayı zorlaştıran besinlerden de uzak durulması son derece önem taşımakta. Ramazanda yapılan beslenme hataları çoğunlukla oruç tutulan saatlerin zor geçmesine sebep oluyor. Bununla birlikte gerekli besinlerin alınmasının ihmal edilmesi ramazan ayı boyunca ciddi kilo kayıplarının yaşanmasına da sebep olmakta.

Tuzlu ve Yağlı Besinlerden Uzak Durun

Sahur ve iftarda yapılmaması gereken en önemli şeylerin başında tuzlu ve yağlı besinlerin tüketilmesi geliyor. Bu besinleri tükettiğiniz anda yapılan hatanın çok da farkında olmayız. Ancak günün ilerleyen saatlerinde yediğimiz tuzlu besinler bizi ciddi anlamda susatır. Bunun yanında mide yanması, uykunun gelmesi gibi sorunlarda gün içinde sizi rahatsız edecektir.

Aşırı Karbonhidrattan Uzak Durun

Ramazanda yapılan beslenme hataları arasında karbonhidrat içeren gıdaların tüketilmesi de geliyor. Elbette ekmek, poğaça ya da simit gibi yiyecekler tüketilebilir. Ancak bu yiyeceklerin tüketimi biraz fazlaya kaçarsa vücudun dengesini bozacaktır. Bunlar yerine sebze, meyve ya da kuru baklagilleri tüketmeyi tercih edebilirsiniz.

Gazlı İçecekler İçmeyin

İftar sofralarında genellikle günün susuzluğunu alması için gazlı içecekler bulunur. Ancak bu büyük bir yanlıştır. Bu tarz içecekler aşırı şekerli olduklarından dolayı başta kan şekeri olmak üzere vücudun pek çok fonksiyonu üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Gazlı içecekler tüketmek yerine normal su tüketimi yapmak her zaman için daha sağlıklı olacaktır.

Az Yemek Yiyin

Genellikle tüm gün boyunca oruç tutup aç kalanlar ve bir sonraki gün de aç kalacağını bilenler iftar ve sahurlarda aşırı şekilde yemek tüketirler. Ancak bunun bir sonraki gün içinde tok kalmaya herhangi bir etkisi yoktur. Çünkü yemekler en geç 2 saat içinde sindirilirler. Bu da yeniden yavaş yavaş acıkmaya sebep olur. Dolayısıyla sahurda tıka basa yemek yeseniz dahi sabah uyandığınızda yine açlık hissedersiniz. Bunun yerine iftar yaptıktan sonra aralarda küçük porsiyonlar halinde bir şeyler atıştırabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan “Yemek Yedikten Sonra Mide Ağrısı Çekmek” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

The post Ramazanda Yapılan Beslenme Hataları appeared first on Diyet Makalesi.

Kategoriler
Genel

HAZİRANDA

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, normalleşme sürecinin beklendiği şekilde devam etmesi durumunda okulların 1 Haziran’da açılabileceğini ifade etti. Selçuk, “Eğer normalleşme süreci yolunda giderse, okulları 1 Haziran’da açarız. 31 Mayıs’a kadar süreç devam edecek. Bir an önce okullarımızın açılmasını temenni ediyoruz” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, katıldığı programda açıklamalarda bulundu. Okulların ne zaman açılacağına değinen Selçuk, şu ifadeleri kullandı;

*Her şey normal sürerse okulları 1 Haziran’da açarız. Bütün toplumun bilgisi dahilinde bakanlıklarla aramızdaki iletişim çalışmalar hep bir yere bağlanıyor.

*31 Mayıs’a kadar bu süreç devam edecek. Sadece eğitimden bahsetmiyoruz ekonomide, turizmde normalleşme bunu bütün olarak görmek lazım. Okullarımızın bir an önce açılmasını temenni ediyoruz.

*Okulların dezenfektanlarla temizlenmesi alınması gereken tedbirler bu işlerin tedbir kısmına yönelik olarak meslek liselerinde ele alınan konular ve bizim üretim bandımızda olan bir çok ürünü burada devreye sokmamız mümkün.

*Dersi her halükarda halletmek durumunda böyle olağanüstü durumda bizim çocuklarımız birinci dönemde zayıf aldılar diye onları bu zayıfa bağlı olarak sınıfta bırakmamız çok doğru değil. Öğrencinin lehine olan bir bakış açısıyla sorumlu geçmek koşuluyla geçecek.

“1 HAZİRAN’DA TELAFİ BAŞLAR”

Telafilerin 1 Haziran’da başlayabileceğini vurgulayan Selçuk, “Televizyonla eğitim bir telafidir. İnternet desteği, EBA’da ne kadar kaldığı, neler öğrendiği, ödevlerini yapıp yapmadığı bunların her birini kişi bazında görebiliyoruz. 1 Haziran’da biz okulları açınca bizim telafimiz başlar. 1 Haziran’da okullar açılırsa, şöyle bir süreci var. Bazı bir ölçme değerlendirmelerimiz var. Ne kadar eksiği olduğunu belirleriz, bunu da bölgelere göre belirleriz” dedi.

“GENEL VE ÖZEL TELAFİ”

*Metropoller, şehirler ve okullardaki duruma göre ayrı ayrı hareket edileceğini dile getiren Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Televizyon, internet eğitiminden sonra kalan eksiklikleri neyse belirleniyor ve çocuğa göre bir telafiyi uygulamaya koyarız. Bir genel telafi var bir de kişiye özel telafi var.

*Her bir öğrencimizle saat saat izleyen, program çizen, konu anlatımlarını belirleyen, çocuğun çözdüğü soru tipine göre özel sorular hazırlayan ya da sıfırdan başlatan, kaydolmak istediği bölümü belirleyen yapay zeka destekli programımız var.

*Ben hiçbir zaman yaptığım işlerin kusursuz demedim, bu benim iş anlayışım değil. Yapmamız gereken işler var, alt yapıda desteklememiz gereken süreçler var. Burada önemli olan şu, en az yüzde 90’a yakın olan bir sürecimiz var.

“KALİTELİ BİR ŞEY YAPTIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ”

*Bunun için ölçümleme yapıyoruz. EBA’daki çalışmalara bakıyoruz, ölçümlere bakıyoruz, velilerin şikayetlerini göz önüne alıyoruz. Bütün bunlara baktığımızda eksiğimizi de görüyoruz. Ama dünyaya baktığımızda, Türkiye olarak yaptığımız işten mutluluk duyuyoruz, kaliteli bir şey yaptığımız için mutlu oluyoruz.

*Uluslararası standartlarda iş yapıyoruz ve bütün ülkelerle bunu paylaşma imkanına sahibiz. UNESCO gibi kurumlarla, diğer ülkelerle bu süreci paylaşıyoruz.

“DÜNYADA 2-3 ÜLKEDE VARSA VARDIR”

*16 yaşındaki bir çocuğumuz, üniversiteye hazırlanıyor ve hazırlanan bir öğrencimizin ihtiyaçları ortadadır. Bir eğitimci olarak ben hep şöyle bakarım, genel kurallardan bahsetmemek lazım. Herkese tek tip bir reçeteden söz etmemek lazım. Çocuğa yönelik bir programa ihtiyaç var.

*Çocuğun sosyali, duygusal becerisi var mı? Günlük program yapabiliyor mu, azimli mi? Bu tip sorular, hayat başarısını etkileyen çok kritik sorular. Öyle bir yazılım hazırladık ki, bu dünyada 2-3 ülkede varsa vardır. Bir çocuğun interneti de yoksa, biz ona bedava internet veriyoruz.



 

The post HAZİRANDA appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

MAHALLELİ TARAFINDAN

5 yaşındaki çocuğa tacizde bulunan şahıs mahalleli tarafından suçüstü yakalandı

Beyoğlu’nda 5 yaşında bir kız çocuğuna taciz girişiminde bulunan şahıs mahalleli tarafından suçüstü yakalandı. Mahallelinin linç girişiminde bulunduğu şahıs polis tarafından gözaltına alındı.

İstanbul Beyoğlu’nda 5 yaşında bir kız çocuğuna taciz girişiminde bulunan 50 yaşlarındaki şahıs, mahalleli tarafından suçüstü yakalandı. Mahallelinin linç girişiminde bulunduğu şahıs kanlar içinde kalırken, gözaltına alınıp emniyete götürüldü.

KÜÇÜK KIZIN ÇIĞLIKLARINI DUYDULAR

Dün saat 19.00 sıralarında Beyoğlu Azapkapı’da gerçekleşti. İddialara göre 5 yaşlarındaki kız çocuğunu tenha bir yere götüren 50 yaşlarındaki sapık, küçük kıza burada taciz girişiminde bulundu. Bu sırada oradan geçmekte olan 4 kişilik grup küçük kızın çığlıklarını duyarak olay yerine geldi. Birilerinin geldiğini fark eden adam, kaçmaya başladı.

LİNÇ GİRİŞİMİNDE BULUNULDU

Çevredekilerin son anda yakaladığı sapık, vatandaşlar tarafından darp edildi. Eli yüzü kanlar içerisinde kalan şahıs olay yerine gelen polis ekipleri tarafından arkadan kelepçeleyerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahsın polis aracına bindirilirken kemerinin açık olduğu görüldü. Taciz girişiminde bulunulan kız çocuğu muayene edilmek üzere ambulansla hastaneye götürüldü.

“ÇOCUK YANIMIZA KOŞARAK ‘AĞABEY KURTARIN BENİ’ DEDİ”

Küçük kızı son anda kurtaran bir vatandaş “Buradan bağırtı, çocuk sesi geliyordu. Ben ilk başta çocuk ağlıyor annesi oradan geliyor falan diye düşündüm. Sesler üzerine biz bağırınca çocuk yanımıza koşarak ‘Ağabey kurtarın beni’ dedi. Sonra arkadan bu adam çıktı. Önce buradan geldi sonra buradan bizden kaçamayacağını anlayınca şuradan kaçmaya başladı zaten kovalamaca orada başladı. Biz peşindeyken kaçamadan oradan başka arkadaşlar yakaladı” diyerek yaşananları anlattı.

The post MAHALLELİ TARAFINDAN appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

BAYRAMDA

Ramazan Bayramı’nda 9 günlük sokağa çıkma yasağı gündemde! Karar 18 Mayıs’ta çıkacak

Türkiye’de alınan sokağa çıkma yasağı kararlarının salgının yayılım hızına olumlu etki etmesi, Ramazan Bayramı’nda 9 günlük sokağa çıkma yasağını gündeme getirdi. Konuyla ilgili Bilim Kurulu’nun tavsiye vereceği ve son kararın 18 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan kabine toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olduğu kaydedildi.

Koronavirüs salgını ülkemizde etkisini sürdürmeye devam ederken, son günlerde vaka ve can kaybı sayısında düşüş yaşanmaya başlandı. Bu pozitif grafikte, alınan sokağa çıkma yasağının etkisinin büyük olduğu düşünülürken, Ramazan Bayramı’nda sokağa çıkma yasağı uygulanıp uygulanmayacağı merak konusu oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bilim Kurulu tavsiyelerini değerlendirip 18 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nda son kararı vermesi bekleniyor.

9 GÜNLÜK SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI MI GELECEK?

Konuyla ilgili tartışmaları, Hürriyet Gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi bugünkü köşe yazısına taşıdı. Mayıs’ta başlayıp 1 Haziran’da bitecek 9 günlük bir sokağa çıkma kısıtlamasının seçenekler arasında yer aldığını belirtti.

KRİTİK KARAR 18 MAYIS’TA

9 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının en son seçeneklerden biri olduğunu iddia eden Selvi, verilerin yakından takip edileceğini ve kararın 18 Mayıs’taki kritik Bakanlar Kurulu toplantısında alınacağını yazdı.

 

The post BAYRAMDA appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

30 İLİMİZDE BASLIYOR

30 ilimizde haftalık vaka sayısı 10’un altına düştü! Normalleşme bu illerde başlayacak

Uzmanlar, son bir haftada 30 civarındaki ilde vaka sayılarının 0-10 arasında kaldığını belirtiyor. Öte yandan kısıtlamaların gevşetilmesinin bu illerden başlatılabileceğine dikkat çekiliyor.

30.04.2020Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın başkanlığında ilgili bakanlıkların katılımı ile oluşturulan komisyon, koronavirüs yasaklarının kaldırılmasına yönelik takvim üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de normalleşme adımlarının atılabilmesi için, vaka sayıları, virüs bulaştırma oranı, hangi şehirde vakaların sıfırlanma aşamasına geldiği gibi başlıklarda farklı projeksiyonlar yapılıyor. Bu çalışmalar kapsamında; uzmanlar son bir haftada 30 civarındaki ildeki vaka sayılarının 0 ile 10 arasında kaldığını, kısıtlamaların gevşetilmesinin bu illerden başlatılabileceğine dikkat çekiyor.

VİRÜS BULAŞTIRMA KATSAYISI DÜŞTÜ

Türkiye’de 11 Mart’ta görülen ilk koronavirüs vakasından sonra, bir kişinin 16 kişiye virüs bulaştırdığı ortaya çıkmıştı. Tedbirler alındıktan sonra bu sayının önce 6-7’ye, son günlerde ise 2 kişiye kadar gerilediği belirtildi. Bazı illerde bir kişinin virüs bulaştırma katsayısı 1,8’e indiği ifade edilirken, normalleşme adımlarının atılabilmesi için, bir kişinin virüsü bulaştırma katsayısının 1’in altına inmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

30 İLDE YÜZ GÜLDÜREN RAKAMLAR

Türkiye Gazetesi’nin haberine göre; Salgının kontrol altına alındığının bu oranlarla ortaya çıkacağını belirten uzmanlar, son bir haftada 30 civarındaki ildeki vaka sayılarının 0 ile 10 arasında kaldığını, kısıtlamaların gevşetilmesinin bu illerden başlatılabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’deki vaka sayısının son günlerde gerilemesinin ise İstanbul’daki vaka sayılarının düşüşünden kaynaklandığını dile getiriyor. Salgının başında, Türkiye’deki her 100 vakanın 65’inin İstanbul’dan çıktığını, bu oranın son günlerde 58’e indiğini, Mayıs’ın ortasından sonra bu gerilemenin daha hızlı olacağı ifade edildi. Yapılan projeksiyonlarda, 15-20 Mayıs arasında başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de vaka sayılarının normalleşme adımlarının atılması sonucunu ortaya çıkaracak sayılara ineceği hesaplanıyor. İspanya, İtalya ve Almanya gibi vakaların çok görüldüğü ülkelerdeki gevşetme politikaları da Türkiye tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkelerdeki adımların 2’nci bir dalgaya sebep olup olmayacağına bakılacak, Türkiye’nin atacağı her adım da koronavirüs konusunda 2’inci dalga riski dikkate alınarak belirlenecek.

ÖNCE ÖZEL ARAÇLAR

Öte yandan, bakanlıkların normalleşme adımları üzerinde yaptığı çalışmalarda en çok zorlandıkları konu ise seyahat kısıtlamaları oldu. Normalleşme adımları atılırken, Haziran başı itibarıyla önce özel araçlarla seyahate izin verileceği, ardından otobüs, tren ve uçak seyahatlerine belli kurallarla serbesti getirileceği ifade ediliyor.

GENEL NORMALLEŞME NE ZAMAN SORUSUNA BAKAN YANIT VERDİ

The post 30 İLİMİZDE BASLIYOR appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

MEKANLARIN AÇILMA TARİHLERİ ;

Kabine toplantısında salgın sonrası normalleşme takvimi ele alındı! İşte kapalı mekanların açılma tarihleri Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan kabine toplantısının en önemli başlığı salgın sonrası normalleşme takvimiydi. Bayram sonrası “yüzde yüz normalleşme” gerçekleşmeyecek ancak kademeli olarak yasaklar kalkacak ve kapalı alanlar açılacak. İşte okuldan camiye, restorandan spor merkezlerine normalleşme tarihleri. Türkiye, 11 Mart’ta görülen ilk koronavirüs vakasının ardından gelinen 1.5 aylık sürecin ardından salgın sonrası normalleşmeyi gündemine aldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan kabine toplantısının da en önemli başlığı normalleşme takvimiydi.

HAYAT, KADEMELİ NORMALLEŞECEK

Milliyet’in haberine göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında yürütülen çalışma kapsamında; bakanlıklar, Diyanet, YÖK gibi kuruluşlardan hem ulusal anlamda hem de yerel anlamda atılacak adımlar ele alınıyor. Bayram sonrası normalleşmenin, “yüzde 100 normalleşme” olmayacağına dikkat çekiliyor. Aşı ortaya çıkana kadar hayat tamamen normale dönemeyecek, bu nedenle kademeli bir geçiş dönemi söz konusu olacak.

ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Tüm alanlarda ortaya çıkan planlar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından dönem dönem açıklanacak.İLK AŞAMA AVMİlk aşamada AVM’lerde bulunan mağazaların mayıs ortasında açılmaya başlayabileceği ancak AVM’lerdeki restoran ve çocuk oyun alanları İçişleri Bakanlığı kararıyla açılabilecek.

RESTORAN VE BARLARAVM

dışındaki restoranlar ve barların da oturma düzeni güncellenerek açılabileceği ancak disko ve benzeri konser alanı içeren mekanların ise bir süre daha açılmayacağı belirtiliyor.İşte diğer alanlarla ilgili normalleşme takvimi:Spor merkezleri: Spor merkezlerinin de yaz sonuna kadar kapalı kalmasının beklendiği belirtildi.Konser, tiyatro: Yaz aylarında belediyeler ve yerel yönetimler tarafından organize edilen konser, tiyatro ve benzeri toplu etkinliklere de izin verilmeyecek.Oteller: Dünyada ilk kez uygulanacak sertifikasyon sistemine göre otellerin sosyal mesafeye göre kademeli olarak açılması planlanıyor.Seyahat yasağı: Seyahat yasağının bayram sorası da bir süre daha sürmesi ancak izinlerin kolaylaştırılması planlanıyor.Okullar: Okulların da yaz aylarında açılmayacağı ifade ediliyor.Camiler: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bayram namazının önlemler alınarak kılınabilmesi için çalışma yaptığı ancak buna izin verilmesinin “şu aşamada” pek mümkün olmadığı değerlendiriliyor. Diyanet’in camilerde aralıkların korunabileceği, bahçelerde önlem alınabileceği yönünde taahhütler verdiği öğrenildi.

NORMALLEŞME AŞAMALARI

Hayatın normalleşmesi 4 aşamada ve kademe kademe gerçekleştirilecek. İşte o aşamalar;Aşama 0 (Hazırlık dönemi) 4-26 Mayıs 2020Aşama 1: 27 Mayıs-31 Ağustos 2020Aşama 2: 1 Eylül-31 Aralık 2020Aşama 3: 1 Ocak 2021-Kovid 19 için aşının geliştirilerek uygulandığı tarih

The post MEKANLARIN AÇILMA TARİHLERİ ; appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

ÇOK SAYIDA İLİMİZİ SEVİNDİREN HABER

Çok Sayıda İlimizi Sevince Bğan Haber

Şehirlerarası seyahat yasağının ne zaman kalkacağına ilişkin beklenen açıklamayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptı. Nuri Ersoy, bir sürpriz yaşanmazsa iç turizmi mayıs ayı sonunda başlatmayı düşündüklerini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şehirlerarası seyahat yasağının ne zaman kalkacağına ilişkin açıklamalarda bulundu. Nuri Ersoy, bir sürpriz yaşanmazsa iç turizmi mayıs ayı sonunda başlatmayı düşündüklerini söyledi. Ersoy, “İlk olarak oteller yarı kapasiteleriyle hizmet verecek. Sahillerdeki şezlong sayıları azaltılacak. Otellerdeki açık büfeler açılmayacak” dedi.

Bakan Ersoy, şu anki verilere göre salgınla mücadelede her şeyin olumlu geliştiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Böyle giderse ve gidişatta sıkıntı yaşanmazsa mayıs ayı sonu itibariyle iç trafik başlayacak. Kontrollü iç hat uçuşlarıyla turizm sezonu açılacak. Bir sertifikasyon kurulu oluşturduk ve konaklamanın kurallarını belirledik. Çok kapsamlı bir kurallar bütünü. Konaklama tesisleriyle görüşmelerimiz sürüyor.

Bu kurallara uymayı taahhüt edenlere sertifikasyon vereceğiz. Sertifikasyon alan tesisleri duyurarak, tatilciye ‘Buralara gidebilirsiniz’ diyeceğiz. Şehirlerarası seyahat ve iç hat seferleri de bu dönem başlayacak. Vaka açısından sıfır olan ülkelerle karşılıklı kapıları açabiliriz”

The post ÇOK SAYIDA İLİMİZİ SEVİNDİREN HABER appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

Bağışıklık sistemini korumanın önemi bu salgında bir kez daha anlaşıldı


Bağışıklık sistemini korumanın önemi bu salgında bir kez daha anlaşıldı

  • Türk İmmünoloji Derneği Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H. Barbaros Oral, COVİD-19 pandemisi sürecinde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı.

29 Nisan Dünya İmmünoloji Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Türk İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve BUÜ Tıp Fakültesi İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H. Barbaros Oral, dernek olarak İmmünoloji Günü’nü her yıl farklı etkinliklerle kutladıklarını söyledi.

Süreç içerisinde yaşanan çok sayıda olayın bağışıklık biliminin ne denli önemli bir alan olduğunu göstermeye yettiğini aktaran Prof. Dr. H.

"Bağışıklık sistemini korumanın önemi bu salgında bir kez daha anlaşıldı" başlıklı yazının devamını oku!

Kategoriler
Genel

İKİNCİ DALGAYI YAŞAYABİLİRİZ

Son Dakika: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Pik döneminde olduğumuzu söyleyebiliriz

Son dakika: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, saat 14.00’de başlayan Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Salgının seyri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Koca, “Pik döneminde olduğumuzu söyleyebilirim. Bir düşüş trendine girdik. Tedbirlere uyulmazsa yeni dalga olabilir” dedi.

Sağlık Bakanı Koca, saat 14.00’de başlayan Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Bakan Koca, “Pik döneminde olduğumuzu söyleyebilirim, düşüş trendini görüyoruz. Ama bunun kalıcı olması önemli. Bu dönemde izolasyonun ve mesafenin son derece önemli olduğunu söylüyoruz. Bu duruma uyum gösterilmezse yeni bir pik dalgası olabilir” ifadelerini kullandı.Bakan Koca’nın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:Taviz vermezsek istediğimiz sonucu kısa sürede alabiliriz. Geride kalan günler kolay geçmedi. Hastalık bizi esir mi alacak diye endişe ettiniz. Hastalığa yakalanan yakınlarınız için endişe duydunuz, bir yakınınızı kaybettiyseniz büyük acı yaşadınız. O acıda sizinle beraberiz. Bilin ki elimizden geleni yaptık.Salgın tüm dünyada 210 ülkeye yayılmış, hayatı değiştirmiştir. Çin’de vakalar biraz daha eskiydi, ilk beyan 31 Aralık’ta yapıldı. 15 Ocak 2020’de bulaşıcı hastalığa karşı rehber yayınladık. Bizim riske hazırlığımız 11 Mart’tan 50 gün öncesine dayanmaktadır.

TÜRKİYE SALGINA KARŞI İLK ÖNLEMİ 10 OCAK’TA ALDI

Ramazan ayını alışık olmadığımız bir şekilde yaşıyoruz. Ama bu ramazanın iyi bir yönü de var. Her gün birbirinden güzel haberler alıyorsunuz. Çin’de ortaya çıkan koronavirüs salgınına karşı Türkiye, 10 Ocak’ta acil bir operasyon merkezi kurarak ilk önlemini aldı.Gelinen noktadan dünyadaki durumu özetlemek istiyorum. Dünyada toplam 3 milyon 152 bini aşkın korona hastası var. Ölenlerin sayısı 218 bini geçti.Can kaybının 59 bini aştığı ABD’de 25 bini aşkın yeni vaka görülmüştür. İngiltere’de görülen vaka sayısı 3 bin 96’dır. İngiltere’de bizden çok önce salgın görüldü.

TÜRKİYE DÜNYADA HIZLA YAYILAN VİRÜSÜ NASIL KONTROL ALTINA ALDI?

Şunu sormalı ve cevabı üzerinde durmalıyız. Türkiye dünyada hızla yayılan virüsü nasıl kontrol altına aldı? Başarımızın sırrını sizinle paylaşmak istiyorum.10 Ocak’ta Bilim Kurulu’muzu kurduk. Pandemi ilanından tam 31 gün önce. Dünyadaki gelişme ve tecrübeleri yakından izlemeye aldık. Sağlık kurumlarımızı salgın ihtimaline karşı hazırladık. Yurt dışı girişlerine karşı tedbirler ciddi zaman kazanmamızı sağladı. Kademe kademe uygulanan tedbirler sonuçlarda çok etkili oldu. Diyebilirim ki Türkiye şu ana kadar bu süreçten yüzünün akı ile çıktı. Tedbir, tespit ve hızlı tedavi ile süreci açıklayabilirim. Filyasyonun önemi başarıda büyüktür. Virüsün izini sürdük. Filyasyon ile kişinin son 2 günde temaslı olduğu kişilere ulaştık. Hiçbir testi tesadüfen yapmadık. Test sayımızı sürekli artırdık. 83 milyonluk bir ülkede yaygın bir tarama yapmak yerine, şüphelilere yaptık. İhtiyaç oranında test sayımızı artırdık. Bu isabetli uygulamanın örnek olacağını düşünüyoruz.

FİLYASYON İLE 464 BİN 434 KİŞİYE ULAŞILDI

Şüphelilerin yüzde 93’üne ulaşılmıştır. Bugüne kadar 5 bin 849 filyasyon ekibimiz ile ulaşılan kişi sayısı 464 bin 434’tür. Son vakaya kadar filyasyon önemini koruyacaktır. Yoğun bakım ve yatak ihtiyacına karşılık, özel hastaneleri pandemi hastanesi ilan ettik. Acil durumda olmayan hastaları öteleyerek, yatak kapasitesini artırdık. Yatak doluluk oranını yüzde 60’lardan yüzde 30’lara düşürdük.Temaslılar gözetim altında tutulurken, şüphelilerle yakından ilgileniliyor. Durumu stabil olanların tedavisi evde aile hekimlerinin kontrolünde devam ediyor.Kovid-19 hastalarında uyguladığımız birçok tedavi dünyadakilerden farklılık göstermiştir. Kovid-19 hastaları için uyguladığımız yöntem hekimlerimiz tarafından geliştirilen bir yöntem olmuştur. Bakanlığımız alınan sonuçlara göre, her hafta tedavi aşamasını daha iyi duruma getirdi. Çin’den gelen ilaçların özelliklerini değiştirerek daha başka sonuçlar elde ettik.

“11 MART’TAN ÖNCE İLAÇLARI SİPARİŞ EDİP STOKLAMIŞTIK”

İlaçları sipariş edip stoklamıştık. Bu hazırlık 11 Mart’tan öncedir. Çin başta olmak üzere antiviral ilaçları farklı tedavilerde kullandık.Tedavi konusunda dünyadan bir farkımız daha var. Virüsü taşıyan hastalara tedavi uygulanmıyor. Biz ise belirti gösteren herkese hemen, erkenden tedavi uyguluyoruz. Hastalarımızda zatürreye gidiş oranı azalmaya başladı.Hekimlerimiz için gurur kaynağı olacak bir uygulama üzerinde durmak istiyorum. Ventilatöre hastalar erken bağlanıyordu. Artık biz böyle yapmıyoruz.Hekimlerimizin finomoni oranını düşüren yaklaşımı bir ilktir. Bilim insanlarımız yol gösterici yayınların hazırlığı içindedir. Yüksek akımlı oksijen uygulamasını da gerçekleştiriyoruz. Eski akciğer hasarlarını da böylece onarıyoruz.Türkiye’de şu ana kadar hayat kayıp oranı 2.58’dir. Koronavirüs tablosunda iyileşme görülüyor. İyiye giden her şey daha fazla dikkat çekiyor. Sokağa çıkma yasağı ilan edilseydi. Dışarı çıkma hissimize engel olmasak başarıyı elde edemezdik. Sağlık ordumuzun başarısı da sınırlı kalırdı. Büyük başarının kahramanı sizlersiniz.Hekimlerimiz kişi başına düşen hekim sayısı az olmasına rağmen bu başarıyı elde etmiştir. Hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımız da aynı şekilde…Türkiye, halkı, hekimi ve bilim insanı ile bugüne dek ulaştığı başarıya nasıl ulaştı? Koronavirüs salgınına karşı başarıyı 3 husus sağlamıştır. İlki kurallara uyan 83 milyondur. Hastalarla temas etmiş kişilerin taranması 2’nci önemli etkendir.Faktörlerden 3’üncüsü tedaviye erken başlamak ve yoğun bakımda önemli farklılıklar ortaya koymamızdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde siyasi irade tüm gücüyle mücadeleye destek verdi. Tam koordine içinde davranıldı. 5’inci haftada hastalığın seyri değişti. Artık veriler umut veriyor. Bu umudu sonuca ulaştırmak zorundayız. Önümüzdeki günler eskisinin aynısı olmayacaktır. Tedbirlere sarılmamızı gerektiren bir başarıdır bu. Vaka sayısı henüz 0 değildir. Aramızda virüsü taşıyan ve tanı konulan kişiler var. Tedbirlere devam etmeliyiz. İnanıyoruz ki her gün bir önceki günden daha iyi olacak.

PİK DÖNEMİNDE OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİRİM

Pik döneminde olduğumuzu söyleyebilirim, düşüş trendini görüyoruz. Ama bunun kalıcı olması önemli. Bu dönemde izolasyonun ve mesafenin son derece önemli olduğunu söylüyoruz. Bu duruma uyum gösterilmezse yeni bir pik dalgası olabilir.

SORU-CEVAP-

Normalleşme süreci nasıl işleyecek? 65 yaş üstü ile ilgili bir plan var mı?

Normalleşme ile ilgili tüm bakanlıklarımızın içinde yer aldığı, özellikle Bilim Kurulu’nun tavsiye sunarak sonuca gidiliyor. Hangi tedbirlerle normalleşmenin yapılması gerektiğine dair bir görüş alınıyor. Daha sonra kamuoyuna bu tedbirler açıklanacak. Özellikle bu ay boyunca bazı tedbirleri devam ettirerek, alınan kararları ilgililerce açıklarız.65 yaş üstü büyüklerimizi hiç olmazsa birkaç saat araç kullanmadan, yakın mesafe anlamında dışarı çıkmaları sağlanabilir mi konusu gündeme geldi. Konuştuk. Netleşmedi. Görüş olarak Cumhurbaşkanımıza sunarız. Karar noktasına geliriz.

-Alınan tedbirlerin ardından bulaş oranı değişti mi? Avrupa tedbirleri gevşetti, vaka kat sayısı arttı, ne demek istersiniz?

Bulaş oranı yüksek. Temas olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Temas konusu önemli. Maske kullanımını çok önemsiyoruz.- Pik yaşandı denilebilir mi? İkinci dalga riski var mı?Pik dönemi içindeyiz. Kalıcı olması için temasın ve mesafenin çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Tedbirlere uyulmazsa yeni bir pik dalgası olabilir. Ama bu tedbirlerle böyle bir şey olamaz.

İsveç’ten getirilen hasta Emrullah Gülüşken’in sizin köylünüz ve akrabanız olduğu iddia edildi, neler söylemek istersiniz?

– Akrabam deil. Tanışık olduğum bir kişi değil. Sosyal medyadan hastalıkla ilgili bilgi paylaşıldı. İsveç ile görüştüm. Türkiye’ye gönderilmesinin uygun ve önemli olduğunu söylediler ve kendisini getirdik. Tedavi ediyoruz. İki gün yoğun bakımda kaldı. Ankara Şehir Hastanesi’nde tedavi görüyor. Bir kalp rahatsızlığı olması getirilmesinde etkili. Baba ve 3 çocuğu getirildi. 2 çocuğunda pozitif çıktı. 7 yaşındaki çocukta negatif çıktı. Solunum sıkıntısı olmayan hastalarımızdandır. Sadece İsveç’ten getirilmedi. Rusya’dan bir öğrencimizi de getirdik. Siyasi bir partimizin başkanı tarafından aracı olunarak getirilen Fransa’dan bir hasta da vardı. Fransa solunum cihazından çekecekken getirdik.İsviçre’deki Türk vatandaşın Türkiye’ye gelme talebine nasıl yanıt verilecek?Onunla ilgili süreci nasıl takip ettiğimizi telefondaki mesajımdan okuyayım. Pazar günü bana ulaştı, gereğini yapın talimatını verdim. Gelen cevap şu; Başkonsolusumuz kişi ile görüştü. Kovid-19 tanısı konulmuş Kendisi panik halde. Hiçbir şey yapılmadığı söylendi. Türk hekimine muayene yaptırdıklarını ve durumunun kötü olmadığı söylendi. Bir hafta sonra kontrolü yapılacak. Bu bana pazar günü gönderilen nottu. Bugün yine Türk hekime kontrol yapıldı. Tomogrofide hafif belirtisi olduğu, sevk durumunun olmadığı belirtildi.

The post İKİNCİ DALGAYI YAŞAYABİLİRİZ appeared first on Hisler Aynası.

Kategoriler
Genel

Sürekli Aç Hissetmenin Sebepleri Nelerdir?

Çok fazla yemek yemenize rağmen hala kendinizi aç mı hissediyorsunuz? Bu sıklıkla yaşanan durumlardan bir tanesi. Sürekli aç hissetmenin sebepleri arasında hiç akla gelmeyecek noktalar var olabilmekte. Bu yüzden neden aç hissettiğinizi bulabilmek bazen zor olabiliyor. Bu yazımızda gün içinde neden kendinizi aç hissettiğinizin sebeplerinden bahsedeceğiz.

Ne Kadar Yemek Tüketiyorsunuz?

Gün içinde ne kadar yemek tükettiğiniz oldukça önemli. Gerçekten çok fazla yediğinizi düşünüyorsanız bir de neler yediğinize bakmanız gerekiyor. İnsanın gün içinde alması gereken bir kalori miktarı var. Yediğiniz yemeklerden eğer bu kaloriyi alamıyorsanız açlık hissetmenizin sebebi muhtemelen budur. Bu bakımdan ne kadar yediğinize değil ne tükettiğinize dikkat etmeniz gerekmekte.

Hızlı mı Yemek Yiyorsunuz?

Eğer hızlı bir şekilde yemek yiyorsanız, yemek yemek için kendinize yeterli zaman ayıramıyorsanız bu durum tokluk hissini yaşamanıza engel olacaktır. Çünkü hızlı yemek yiyenler daha çabuk acıkırlar. Bunun sebebi ise beyne tokluk sinyalinin geç ulaşmasıdır. Bu süre zarfında insan tok olduğunu anlamadan yemeye devam eder.

Sürekli aç hissetmenin sebepleri arasında gün içinde az su içmek de bulunuyor. Beyinin açlığı ve susuzluğu dengeleyen bölgesi aynıdır. Bu yüzden zaman zaman beyin susuz kalındığı zamanlarda bunu aç kalınmış olarak algılar. Bu da insanın aç olmasa da açlık hissetmesine sebep olur. Bu yüzden eğer açlık hissettiyseniz su için ve açlığınızın ortadan kaybolup kaybolmadığını gözlemleyin.

Uykunuzu Alıyor musunuz?

Uykusuzluk vücutta bulunan ve açlık tokluk sistemini kontrol altında tutan bazı hormonları yanıltabilir. Bu durumda eğer açlık hissediyorsanız uykunuzun olup olmadığına dikkat edebilirsiniz. Eğer uykunuz vara uyuyup uyandıktan sonra açlık hissinizde azalma olacaktır. Elbette uyandıktan sonra gerçekten acıkmış olabilirsiniz. Bu yüzden gerçek açlık ile uykusuzluktan kaynaklı açlığı iyi ayırt etmek gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan “Yemek Saatlerini Değiştirmek Kiloyu Etkiler mi?” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

The post Sürekli Aç Hissetmenin Sebepleri Nelerdir? appeared first on Diyet Makalesi.